Türkiye’de Forex Yatırımcılarının Sosyo-Ekonomik Durumu

0
1067
Türkiye’de Forex Yatırımcılarının Sosyo-Ekonomik Durumu

Dünyanın en yüksek finansal hacmine sahip olan Forex, temel olarak para birimlerinin değişimleriyle alakalı olan işlemlerdir. Türkiye’de resmi olarak işlemlerin düzenlenme tarihi 2011 yıllarında olmuştur. Yapılan düzenlemeler ile, denetimden yetkili olma görevi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)’ya verilmiştir. Bu yazımızda Türkiye’de Forex Yatırımcılarının Sosyo-Ekonomik Durumu hakkında sizleri bilgilendireceğiz.

Türkiye’de Forex Yatırımcılarının Sosyo-Ekonomik Durumu Hakkında Bilgiler

Forex piyasasının anlamına bakacak olursak, bir nevi döviz ticareti diyebiliriz. Bu ticari işlem, her ne kadar antik çağlardan beri ekonominin büyük bir parçası olsa da, günümüzdeki yapısına son çeyrek asırda erişebilmiştir. İşte tüm bu ticari döngüye Forex denilmektedir. Bu piyasanın işleyiş ve özelliklerine 5N1K tekniği ile açıklama getirebiliriz. Şöyle ki, bu piyasada herkes işlem yapabilir. Ancak parayı; neden, ne zaman, nasıl ve nerede yapılacağı doğrultusunda bilinçli ve doğru cevap veren yatırımcılar, bu ortamın belirleyici niteliğe sahip kişileri olmaktadır. Bu kişiler; bu nitelik oranında kazançlarını arttırabilmektedirler. Ancak, bu konuda yeterli bilgi ve deneyimi olmayanların kayıplar yaşama oranları muhtemeldir.

Türkiye’deki yatırımcıların Forex piyasası ile etkileşimi nasıldır?

Özellikle 1800’li yılların başında gelişmeye başlayan Forex piyasası, ekonomideki serbestleşme ve gelişen bilişim teknolojileri ile kullanım imkanı daha da artmıştır. Dolayısıyla, uluslararası piyasalardaki faaliyet oranı da, Türkiye’de oldukça artmaktadır. Son yirmi yılda oldukça hareketli bir finansal dönem geçirmiş olan Türkiye’de, bireysel ve kurumsal yatırımcılar, pek çok farklı uygulama ile karşı karşıya gelmişlerdir. Bu sistemdeki yenilikler, sadece yatırımcılar üzerinde değil, aracı kurum ve diğer piyasa aktörleri üzerinde de ekti göstermiştir. Forex piyasasında en etkin ülkeler, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Japonya’dır. Bu ülkeler, bu piyasadan oldukça yüksek miktarda kazanç sağlamışlardır.

Türkiye’de ise, durum bu ülkelerdeki gibi parlak işlememiştir. Nedeni ise, Forex’teki işlemlerin kolaylığı ve yüksek getirisinden dolayı, bilinçli olan veya olmayan pek çok kişinin bu piyasa adım atmasıdır. Dolayısıyla, bu işlemler hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmayan, ve gerektiği kadar eğitim almayan kişiler, bunun bedelini karşılaştıkları kayıplar ile ödemişlerdir. Ancak SPK’nın 2011 yılında yeni getirmiş olduğu düzenlemeler ile bu mağduriyet durumu, yüksek oranda azalmıştır. Bu sayede yatırımcılar, devletin bu işe el atmasıyla birlikte, yatırımlarını daha güvenli ve rahat bir şekilde gerçekleştirebilmişlerdir. Özellikle son zamanlarda ekonomide önemli ölçülere ulaşan Türkiye’de, gerçekleşen işlem hacmi 5,2 trilyon Tl’ye ulaşmıştır. Aracı kurumlar ise son iki yılda, 500 milyon Tl kazanmışlardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here